Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre her yıl kurulan on binlerce yeni işletmenin kurucuları, kuruluş aşamasında limited veya anonim şirket yapısı arasında karar verirken ciddi finansal risklerle karşı karşıya kalıyor. Girişimcilerin ilk yıl bütçelerini doğrudan etkileyen bu karar, asgari 50.000 TL sermaye şartından başlayarak milyonlarca liralık vergi yükümlülüklerine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Yanlış şirket türü seçimi, özellikle büyüme aşamasındaki girişimlerin yatırım almasını zorlaştırırken ortakların kişisel varlıklarını da tehlikeye atabiliyor.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında düzenlenen bu iki şirket türü arasındaki en temel fark, sermaye tutarları ve ortakların sorumluluk sınırlarında kendisini gösteriyor. Anonim şirket kurmak için en az 250.000 TL sermaye gerekirken, limited şirketler için bu sınır 50.000 TL olarak uygulanıyor. Anonim şirketlerde ortaklar sadece taahhüt ettikleri sermaye payı ile şirkete karşı sorumluyken, limited şirket ortakları şirketin ödenmeyen vergi ve SGK gibi kamu borçlarından tüm kişisel varlıklarıyla doğrudan sorumlu tutuluyor.
Şirket Türlerine Göre Finansal Parametreler
- Limited Şirket Asgari Sermaye: 50.000 TL
- Anonim Şirket Asgari Sermaye: 250.000 TL
- Hisse Devri Vergi Muafiyeti: Anonim Şirketlerde 2 yıl sonra %0 Gelir Vergisi
- Kamu Borçlarından Sorumluluk: Limited Şirket ortaklarında sınırsız şahsi sorumluluk
Yatırımcı çekmeyi hedefleyen ve gelecekte hisse satışı planlayan girişimler için anonim şirket yapısı hayati bir vergi avantajı sunuyor. Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuatına göre, anonim şirket hisse senetleri veya geçici ilmühaberler iki yıl süreyle elde tutulduktan sonra satıldığında, elde edilen kazanç tutarı ne olursa olsun gelir vergisinden tamamen muaf tutuluyor. Limited şirketlerde ise ortaklık payı ne kadar süreyle elde tutulursa tutulsun, satıştan doğan kazanç değer artış kazancı olarak yüksek oranlarda gelir vergisine tabi tutuluyor.
Kuruluş ve yönetim süreçlerindeki bürokratik maliyetler de iki model arasında farklılık gösteriyor. Anonim şirketlerde genel kurul toplantılarında bakanlık temsilcisi bulundurma zorunluluğu ve sermayesi 250.000 TL üzerindeki şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü gibi ek işletme giderleri ortaya çıkıyor. Limited şirketlerde ise yönetim kurulu yerine müdürler kurulu bulunuyor ve genel kurul süreçleri daha az maliyetle tamamlanabiliyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Ticaret Bakanlığı kaynaklarının güncel verileri, yabancı sermayeli girişimlerin %75'inin prestij ve hisse devri kolaylığı nedeniyle anonim şirket modelini tercih ettiğini gösteriyor. Girişim sermayesi fonlarından yatırım almak isteyen start-up projelerinin de anonim şirket olarak kurulması, yatırım süreçlerinin hızlıca tamamlanması açısından zorunluluk arz ediyor.
