Makroekonomik parametrelerin, özellikle de tüketici fiyat endeksinin yüksek seyrettiği konjonktürde, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) bünyesindeki tasarrufların satın alma gücünü koruması, sistematik bir varlık tahsisi (portföydeki yatırım araçlarının oranlarını belirleme) stratejisini zorunlu kılmaktadır. Katılımcıların yalnızca nominal (enflasyondan arındırılmamış) bazda birikim yapması, uzun vadeli reel getiri hedeflerinin gerisinde kalınmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda, yıllık brüt asgari ücret tutarına endeksli olarak belirlenen devlet katkısı üst sınırından maksimum düzeyde faydalanmak ve BEFAS (Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformu) aracılığıyla açık piyasa fonlarına yönelmek, portföy verimliliğini artıran temel unsurların başında gelmektedir.
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından tesis edilen mevzuat çerçevesinde, bir katılımcının ilgili takvim yılı içerisinde elde edebileceği azami devlet katkısı tutarı, yıllık brüt asgari ücret toplamının %30'u ile sınırlandırılmıştır. Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) tarafından açıklanan konsolide veriler analiz edildiğinde, sistemdeki toplam fon büyüklüğünün önemli bir kısmının düşük getirili standart veya sabit getirili kamu borçlanma araçlarında konumlandığı görülmektedir. Bu durum, enflasyonun fon getirilerini aşındırmasına (negatif reel getiri) sebebiyet vermektedir. Katılımcılar, BEFAS entegrasyonu sayesinde mevcut emeklilik şirketlerinin portföy sınırlarına bağlı kalmaksızın, diğer kurumların yüksek performans gösteren hisse senedi, kıymetli madenler veya döviz bazlı fonlarına doğrudan erişim sağlayabilmektedir.
Risk Toleransına Göre Optimize Edilmiş Varlık Dağılım Modeli
| Yatırımcı Risk Profili | Önerilen Portföy Dağılım Oranları (Yıllık) |
|---|---|
| Düşük Risk (Muhafazakar) | %40 Kamu Borçlanma Senetleri, %30 Altın ve Kıymetli Madenler, %20 Para Piyasası Fonları, %10 Standart Fon |
| Orta Risk (Dengeli) | %30 Hisse Senedi Fonları, %30 Kıymetli Madenler, %20 Değişken Fonlar, %20 Kamu Borçlanma Araçları |
| Yüksek Risk (Agresif) | %50 Yurt İçi ve Yurt Dışı Hisse Senedi Fonları, %30 Altın, %20 Tematik ve Teknoloji Sektörü Fonları |
| Katılım Esaslı (Faizsiz) | %50 Kira Sertifikaları (Sukuk), %40 Altın Katılım Fonları, %10 Katılım Hisse Senetleri |
| Uzun Vadeli (Genç Katılımcılar) | %60 Hisse Senedi Yoğun Fonlar, %20 Kıymetli Madenler, %20 Değişken ve Tematik Fonlar |
Mevcut yasal düzenlemeler doğrultusunda katılımcılar, bir takvim yılı içerisinde toplam 12 kez fon dağılım değişikliği yapma hakkına haizdir. Otomatik Katılım Sistemi (OKS) kapsamındaki çalışanlar da dahil olmak üzere, tüm tasarruf sahiplerinin birikimlerini tek bir enstrümanda atıl bırakmak yerine, yukarıda yer alan makroekonomik modellemelere uygun şekilde çeşitlendirmeleri gerekmektedir. Devlet katkısı fonlarının da yasal olarak asgari %30 oranında BIST 100 veya benzeri endekslerde değerlendirildiği göz önüne alındığında, bireysel portföylerin de hisse senedi ve emtia (ticarete konu olan altın, gümüş gibi mallar) ağırlıklı yapılandırılması, enflasyonist baskılara karşı etkin bir koruma kalkanı oluşturacaktır.
Sistemde kalış süresi, devlet katkısının hak ediş oranlarını doğrudan belirleyen ve kademeli olarak artan bir matematiksel modele dayanmaktadır. Yasal mevzuata göre; sistemden ilk 3 yıl içinde ayrılan katılımcılar devlet katkısı hak edişi elde edemezken, 3 ila 6 yıl arasında kalanlar %15'ini, 6 ila 10 yıl arasında kalanlar %35'ini, 10 yıllık süreyi tamamlayanlar %60'ını ve 10 yıllık sistem süresi ile birlikte 56 yaş sınırını doldurarak emeklilik hakkı kazananlar ise devlet katkısının %100'ünü (tamamını) almaya hak kazanmaktadır.
