Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), 2026 yılı ekonomi raporunu kamuoyuyla paylaştı. "Sürdürülebilir Büyüme: Yapısal Reform Yol Haritası" başlığını taşıyan rapor, Türkiye ekonomisinin orta vadeli ihtiyaçlarına dikkat çekiyor.
Rapor, dezenflasyon sürecindeki kazanımları korumakla birlikte yapısal reformların hızlandırılması gerektiğini vurguluyor. Verimlilik artışı, tasarruf oranının yükseltilmesi ve yeşil dönüşüm öncelikli alanlar olarak öne çıkıyor.
Verimlilik Açığı Vurgusu
TÜSİAD raporuna göre Türkiye'nin OECD ortalamasıyla karşılaştırıldığında yüzde 35'e yakın bir verimlilik açığı bulunuyor. Bu açığın kapatılması için eğitim, AR-GE ve dijital dönüşüm yatırımlarının artırılması öneriliyor.
Rapor, son 10 yılda toplam faktör verimliliğinin yıllık ortalama yüzde 0.4 düzeyinde kaldığını belirtiyor. Bu rakam, gelişmekte olan ülke ortalamasının altında.
Tasarruf Açığı
Türkiye'nin yurt içi tasarruf oranı GSYH'nin yüzde 25'i civarında. TÜSİAD, sürdürülebilir büyüme için bu oranın yüzde 30'a çıkarılması gerektiğini savunuyor. Bireysel emeklilik sisteminin teşviklerle güçlendirilmesi öneriler arasında.
Yeşil Dönüşüm Çağrısı
Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM) tam olarak yürürlüğe girmesiyle Türk ihracatçılarının yeni yükümlülüklerle karşılaşacağı belirtiliyor. Sanayide yeşil dönüşüm yatırımlarının teşvik edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
İnsan Kaynağı
Rapor, beyin göçü konusuna da değiniyor. Son beş yılda yurt dışına giden nitelikli iş gücünün ekonomiye etkisi analiz ediliyor. Ar-Ge personelinin tutulması için vergi ve kariyer teşviklerinin genişletilmesi öneriliyor.
Politika Önerileri
Raporun politika önerileri arasında öne çıkan başlıklar:
- Sermaye piyasalarının derinleştirilmesi
- Devlet desteklerinin etki analizine dayalı yeniden tasarlanması
- Bürokratik süreçlerin dijitalleştirilmesi
- Mesleki eğitim sisteminin sektör ihtiyaçlarına göre güncellenmesi
Hedef
TÜSİAD, önerilen reformların hayata geçirilmesi halinde Türkiye'nin orta-yüksek gelirli ülke statüsünden yüksek gelirli ülke statüsüne geçişinin hızlanabileceğini öngörüyor.
